Ayın İlham Veren Sanatçısı: Erkin Koray
Deniz B.
Saturday March 30 2019, 12:00 AM
Ayın İlham Veren Sanatçısı: Erkin Koray

Bu ayın ilham veren sanatçısı, dünyada yükselen batı müziği akımları ile geleneksel doğu tınılarını sentezleyerek kendine yenilikçi ve deneysel bir müzik kariyeri inşa eden, sıradışı tarzıyla ve hafızalarımızda iz bırakan onlarca hit şarkıyla bir döneme damgasını vuran çok yönlü bir müzisyen: Erkin Koray .

ÇOCUKLUĞU VE GENÇLİĞİ

24 Haziran 1941 tarihinde İstanbul Kadıköy’de doğan Erkin Koray , henüz çok küçük yaşlardayken İstanbul Belediye Konservatuarı'nda Klasik Batı Müziği piyano öğretmeni olan annesi Vecihe Koray'dan piyano çalmayı öğrendi. İstanbul Alman Lisesi'nde okurken rock müzik ile tanışan ve gitar çalmaya yeni yeni başlayan Erkin Koray, 29 Aralık 1957 yılında, 16 yaşındayken, Galatasaray Lisesi’ndeki ilk konserini piyanoyla verdi. Alman Lisesi'nde eğitim gördüğü 50'li yılların sonlarında arkadaşları ile kurduğu amatör grubu Erkin Koray ve Ritimcileri ile dönemin güncel rock parçalarını çalmaya başlayan Erkin Koray, 1962 yılında çeşitli mekânlarda programlar yaptığı sıralarda aldığı bir teklif ile, bir yüzünde “ Bir Eylül Akşamı ”, diğer yüzünde “ It's So Long ” adlı İngilizce parça bulunan ilk 45'liğini yaptı.

 

ADIM ADIM ARTAN ŞÖHRETİ

1963-1965 yılları arasında Eskişehir Hava Kuvvetleri Caz Orkestrası'nda Solist ve Gitarist olarak tamamladığı askerlik görevinden döndüğünde Almanya'nın Hamburg şehrine giden Erkin Koray, 1966 yılında Türkiye'ye dönerek Erkin Koray Dörtlüsü adlı grubu kurdu. Grubu kurduktan 1 yıl sonra kaydettiği, bir yüzünde " Kızları da Alın Askere ", diğer yüzünde " Aşk Oyunu " adlı parçalar bulunan 45'liği Erkin Koray’ın geniş kitleler tarafından tanınmasında önemli rol oynadı.

1968 yılında Hürriyet Gazetesi tarafından yapılan " Altın Mikrofon " yarışmasına katılan ve 4. olan Erkin Koray’ın yarışmada icra ettiği şarkılar " Meçhul " ve " Çiçek Dağı ", daha sonra bir plak şirketi tarafından piyasaya çıkarılarak 800 bin adet gibi büyük bir tiraja ulaştı.

Bu ilk önemli başarıyı, 60'lı yılların sonlarına dek ardı ardına gelen: " Anma Arkadaş ", " Hop Hop Gelsin ", " Sana Bir Şeyler Olmuş ", " Seni Her Gördüğümde " gibi hepsi büyük beğeni toplayan parçalar takip etti. Bir taraftan konserler aracılığıyla dinleyicisiyle buluşan, bir yandan bar ve kulüplerde sahneye çıkan Erkin Koray, 1969 yılında kurduğu Yeraltı Dörtlüsü adlı grubu ile Türkiye'de ilk "Underground" müzik akımının öncüsü oldu. Erkin Koray, 70'li yılların başlarında, kendine özgü müzik tarzını tamamen belirginleştirerek Türkiye'de oldukça geniş bir dinleyici kitlesine sahip olmuştu.

 

AVRUPA YILLARI VE ELEKTRO BAĞLAMAYI İCADI

Bu dönemde Batı müziğini yerinde tanımak ve incelemek amacıyla, Almanya’nın Hamburg kentindeki ünlü Star Club 'a gitti. Burada her gün çalan İngiliz gruplarını izledi ve birçoğuyla da tanıştı. Bu arada Hiccups adlı bir Alman Grubu'yla da sahneye çıktı. Bir süre sonra o grubun basçısı Bernhard Weber 'i yanına alarak Türkiye’ye döndü ve bu olay Türkiye’de Hard Rock döneminin başlangıcı oldu.

Erkin Koray Avrupa’ya bir dahaki gidişinde Fransa’da The Beatles grubunun efsanevi ismi John Lennon 'la tanıştı. Dönemin Avrupalı rock müzisyenlerinin çoğunun doğu mistisizmine ve özellikle Hindistan'a merakı vardı ve bu merakı müziklerine yansıtıyorlardı. Bunun en önemli örneklerinden biri, The Beatles'ın önce “ Norwegian Wood ” adlı 45'liklerinde, daha sonra da “ Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band ” albümlerinin “ Within You Without You ” parçasında ‘ Sitar ' kullanmasıydı. Sitar, doğu kökenli bir enstrümandı ve bu enstrümanı İngiltere'de The Beatles , Türkiye'de ise Orhan Gencebay kullanıyordu.

1960'ların sonuna doğru, Erkin Koray bağlamanın sesini müzik yapılan mekanlarda daha çok duyurmak ve rock müziğinde rahatlıkla kullanabilmek için Orhan Gencebay ile beraber elektro bağlamayı icat etti ve şarkılarında kullanmaya başladı.

Erkin Koray, 1970-1974 yılları arasındaki altın çağı olarak nitelendirilebilecek döneminde, " İlahi Morluk ", " Aşka İnanmıyorum ", " Mesafeler ", " Züleyha ", " Silinmeyen Hatıralar ", " Şaşkın " ve " Fesuphanallah " gibi Türkiye müzik listelerinde üst sıralarda yer alan klasikleşmiş birçok esere imza attı. 1974-1984 yılları arasında çoğunlukla Hollanda, Almanya ve Kanada'da yaşayan Erkin Koray, bu dönemde, " Estarabim ", " Arap Saçı " gibi herkesçe bilinen eserlerini yayımladı.

80’LER ve 90’LAR

Erkin Koray, 1982'de Benden Sana albümünü yayınladı. Hint müzisyen Harpal Singh ’in de destek verdiği albümdeki şarkıların bir kısmı (“ Meyhanede ”, “ Öyle Bir Geçer ”, “ Sayın Arkadaşım Osman ”) Hint müzisyenlerin bestelerine Erkin Koray'ın yazdığı Türkçe sözlerden oluşuyordu. 1983 yılında yayınlanan “ İlla Ki ” albümü ise içindeki “ İlla Ki ”, “ Deli Kadın ”, “ Tek Başına ” gibi hit şarkıları kadar, Nuri Kurtcebe 'nin çizdiği albüm kapağı ve plak versiyonunun şeffaf olmasıyla da dikkat çekiyordu. Bu iki albümün de kayıtlarının bir kısmı Türkiye’de, bir kısmı Almanya’da yapılmıştı.

Türkiye'ye kesin dönüşünün ardından, 1985-1990 yılları arası ailevi sorunlarından dolayı kendisi için pek verimli geçmeyen Erkin Koray, bu dönemin sonunda en çok bilinen çalışması olan Çöpçüler ile büyük bir çıkış yakaladı. 1986'da “ Gaddar ”, 1987’de “ Çukulatam Benim ”, 1989'da da “ Hay Yam Yam ” albümleri çıktı. Bu albümde bulunan ve klip çektiği Hayat Katarı şarkısı, Kemal Sunal ’ın Abuk Subuk Bir Film isimli filminde kullanılmıştı. Erkin Koray, 1990’lı yıllarda “Öyle Bir Geçer Zaman ki”, “Şaşkın”, “Fesuphanallah”, “Yalnızlar Rıhtımı” gibi sevilen şarkılarını bir albümde topladı ve yeniden başarılı bir çıkış yakaladı. 1993 ve sonrasında uzun süre sessiz kalan Erkin Koray, 1996’da “ Gün Ola Harman Ola ” isimli albümüyle sessizliğini bozdu. 1999’da kaydettiği “ Devlerin Nefesi ” isimli albümünden bu yana yeni bir albüm yayınlamadı.

Türk rock müziğinin babası olarak da tanımlanan Erkin Koray, küçük yaşlarda tanıştığı müziği hayatından çıkarmamış, doğu ve batı müziklerinin nasıl sentezlenebileceği konusunda birçok müzisyene ilham vermiş, yol göstermiştir. Cemalim , Köprüden Geçti Gelin gibi Türk halk müziği parçalarının yanı sıra, Nihansın Dideden , Kıskanırım gibi Türk sanat müziği parçalarını da özgün bir şekilde yorumlayabilen Erkin Koray, Arabesk-rock , psychedelic rock , hard rock türlerinde de çağının çok ötesinde olan çalışmalara imza atmıştır.