Cover Cover Bir Yere Kadar: Beste Yapmanın Püf Noktaları
soundgarden
Wednesday October 10 2018, 10:40 PM
Cover Cover Bir Yere Kadar: Beste Yapmanın Püf Noktaları

Müzikle uğraşan çoğu insan, zevkine ya da dinleyici kitlesine hitap eden bilindik parçaları defalarca çalıp söyledikten sonra kendi ürettiklerini icra etme isteği duymaya başlar. Sahne performanslarında sadece “cover” adı verilen var olan şarkıları yeniden yorumlama yolunu seçen şarkıcılar ya da müzik grupları, bir süre sonra kariyerlerini bir üst noktaya taşımak, kendi eserlerini kitlelerle buluşturmak ister. Beste yapma çalışmaları işte tam da bu noktada başlar. Çoğunlukla gitar ya da piyano yardımıyla, içten gelen melodiler sözlerle bütünleştirilmeye çalışılarak kayıt altına alınır. İlk denemeler genellikle hüsranla sonuçlanır. Hatta bazen yapılan onca beste görücüye çıkartılma cesareti bulunamadan rafa kaldırılır.

Halk arasında “ilham gelmesi” olarak adlandırılan olgu, beste yapmaya çalışanların genellikle gözünü korkutur. Günlerce, haftalarca ilham gelmesini bekleyenler, bir türlü bekledikleri mucizeyi bulamayınca bu süreci başlamadan bitirirler. Halbuki beste yapmak, müzik bilgisi ve yaratıcılıkla harmanlanan teknik bir süreçtir ve bu süreçte kazanılan yetiler zamanla geliştirilir.

Beste yapan her müzisyenin zamanla kendine özgü bir çalışma ve üretme sistemi oluşuyor olsa da, bu yazıda genel hatlarıyla beste yapmanın püf noktalarından bahsedip kimileri için oldukça zorlu görülen bu yolu biraz olsun aydınlatmaya çalışacağım.

1. MÜZİK BİLGİSİ


Beste yapmakla ilgili en çok merak edilen konulardan biri müzik bilgisinin gerekliliğidir. Sadece mırıldanarak, akla gelen melodi ve sözlerle sıfırdan bir şarkı ortaya çıkarılabilir ama doğrusunu söylemek gerekirse, bu biraz amatörce bir yaklaşımdır. Profesyonel olarak bu işe girişmek için basit bir nota bilgisi ve melodilerin çalınabilmesi için de temelin biraz üstünde bir enstrüman bilgisi gerekir. Özgün bir eser ortaya çıkarabilmek için içten gelen yaratıcılığı bu bilgileri kullanarak kayıt altına almanın önemi büyüktür.  Beste yaparken enstrüman olarak genellikle gitar ve piyano kullanılır, bunun sebebi bu enstrümanların hem solo hem eşliğe uygun olmasıdır.

Nota ve armoni bilgisi, bestede bir araya gelecek olan notaların birbiriyle uyumu ve bestenin genel bütünlüğü için oldukça önemlidir. Uyum ve bütünlüğü yakalamak için gamlardan faydalanılır. Gam, seslerin, yükseklik derecelerine göre art arda sıralanmasına verilen addır. Örnek olarak temel bir gamdan, ya da diziden, Do Majör ’den bahsedebiliriz. Do majör gamı, Do – Re – Mi – Fa – Sol – La – Si – Do seslerinden oluşur. Bu gamın içinde bulunan sesleri kullanarak Do majör, Re minör, La minör ya da Mi minör akorlarını basabiliriz. Bu sıralanışı ve bu gamda yer alan notaları bilmek bize ses kombinasyonlarıyla dolu geniş bir yol açar.  Melodiye uygun sololar için de yine aynı gamda yer alan sesler kullanıldığında, uyumlu ve tutarlı bir yapı meydana gelmiş olur. Nota bilgisi dışında ölçü ve ritim gibi kavramlara da hâkim olmak gerekir. İçinizden gelen melodilerin hızını belirlerken yine aynı hatta kalabilmek için ölçünüzün hızı 4/4’lük, 7/8’lik gibi değerler alabilir.

2. SÖZCÜK DAĞARCIĞI


Besteyi yaptıktan sonra, sıra bu melodileri akılda kalıcı, özgün ve uyumlu sözlerle desteklemeye gelir. Bu arada, öncelikle sözleri yazıp üzerine besteyi kurmak da sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Çünkü sözleri besteye uydurmaya çalışmaktansa yazılan sözlerin üzerine melodik yapıyı oturtmak bazı durumlarda daha anlamlı olabilir.

Burada besteyi hangi ruh haliyle yaptığınız devreye girer. O duyguya uygun sözcük dağarcığınızın olması işinizi oldukça kolaylaştırır. Bunun için en iyi antrenman kitap okumaktır. Sözcük ve söz öbeği hazineniz ne kadar geniş olursa kendinizi o kadar özgür hissedersiniz. Böylelikle ortaya, her şarkıda bulunan beylik sözlerin ve sözcüklerin tekrarını içeren bir beste yerine, dinleyen kişide farklı duygular uyandıran daha özgün cümlelerden oluşan bir beste çıkmış olur. Tabii bu konuda da sınırı iyi koymak gerekir. Ortaya çıkaracağınız eser dinleyeni yakalayan, anlaması için zorlamayan hem sade hem derinlikli sözler içeren nitelikler taşımalıdır. Çok sıra dışı ve karmaşık sözlerden önce basitten, sadeden başlamak her zaman işe yarar. İsterseniz daha sonra sözlerinizde felsefi derinlik, sembolik anlatım ve edebi söz sanatları gibi öğelerden faydalanabilirsiniz.

3. ÇALIŞMA DİSİPLİNİ


Beste yapmak ciddi bir iştir. Sıfırdan yepyeni bir müzik eseri ortaya çıkarmaya karar verdiğinizde, “elime gitarımı alır, bir şeyler tıngırdatır, bir de üstüne söz yazarım, tamamdır!” diyerek konuyu basite indirgeme eğiliminde olabilirsiniz. Fakat bu yaklaşımla yola çıkıp bir şeyler ürettiğinizde, sonuçta farkında olmadan hep dinlediğiniz tarzda, tanıdık ritimlerde ve hatta neredeyse hep bilindik melodik yapılarda gezinen denemeler ortaya çıkar. Sözlerse kimi zaman tam olarak besteye oturmaz, sonuç itibariyle hissettirmek istediğiniz duyguyu bir türlü karşı tarafa geçiremediğinizi fark edersiniz.

Tüm bu süreci sabırlı bir şekilde başarılı ve tatmin edici bir çözüme ulaştırabilmek için bir çalışma disiplini ve kendinize özgü bir çalışma sistematiği geliştirmelisiniz. Buradaki anahtar nokta sizin rahatlığınızdır. Kendinizi hangi saatlerde, nasıl bir ortamda, hangi ruh halinde beste yapmaya hazır hissettiğinizi iyi gözlemleyin. Daha sonra bu öğeleri bir araya getirmeye özen göstererek kendiniz için en uygun çalışma ortamını yaratın. Bu şekilde işin ciddiyetine ve profesyonelliğe bir adım daha yaklaşmış olursunuz.

4. FİKİR ALIŞVERİŞİ


Bestelerinizi tabii ki öncelikle kendiniz beğenmelisiniz. Ama insanlar genellikle üretimleri hakkında hissettikleri açısından ikiye ayrılır: Yaptığı, ürettiği her şeyi çok beğenenler ve bir türlü ortaya çıkan sonuçtan memnun olmayanlar. Bu iki yaklaşım da beste yapma sürecinde uzak durulması gereken yaklaşımlardır. Bu konuya da beste yapma sürecinin genelinde olduğu gibi hem duygusal hem de profesyonel yaklaşmanız gerekir. Çevrenizde müzik dinleyiciliğine, müzik bilgisine veya genel zevkine güvendiğiniz birkaç kişiyi belirleyin. Bu kişiler anne, baba, kardeş, eş ya da sevgili gibi sizi ve yaptıklarınızı koşulsuz seven, takdir eden ya da sizi kırmaktan çekinen yakınlarınız olmasa iyi olur. Fakat yakın çevrenizde müzik konusunda bilgili, tecrübeli, objektif olacağına ve çekinmeden eleştiride bulunabileceğine inandığınız birileri varsa ne ala, şanslısınız demektir. Bu kişileri ve belki birkaç arkadaşınızı seçip onlara bestenizi dinletin. Hatta mümkünse kayıttan değil, canlı olarak dinlemelerini sağlayın. Böylelikle besteyi yaparken taşıdığınız hisleri o anki heyecanınızla harmanlama şansınız olabilir.

Bestenizi dinleyenlere karşı, baskı altında hissetmeksizin rahat ve özgür bir şekilde yorumlarını yapabilmeleri için endişesiz ve eleştiriye açık bir tutum sergileyin. Bu şekilde kurulan bir fikir alışverişi ortamında, size anahtar olacak pek çok değerli yorumla karşılaşabilirsiniz. Bu yorumları tek tek değerlendirin ve yolunuza özgünlüğünüzü, özgürlüğünüzü ve içinizdeki hisleri kaybetmeden, bu değerlendirmeleri de aklınızın bir köşesinde tutarak sabırla devam edin.

Bestelerinizi ve çalışmalarınızı MuzikTurkiye.net profiliniz altında da kolaylıkla paylaşabilir gelen geri bildirimlerden ve yorumlardan faydalanırken sesinizi daha da fazla insana duyurma imkanı bulabilirsiniz.